728 x 90

Zihinsel İş Yükü

Zihinsel İş Yükü

Bilgi çağına geçişin hızlanması ve teknolojinin gelişmesi çalışma yaşamında iş temposu ve iş ilişkilerinde önemli değişiklikler yaşanmasına yol açarken ve çalışanlar açısından

Bilgi çağına geçişin hızlanması ve teknolojinin gelişmesi çalışma yaşamında iş temposu ve iş ilişkilerinde önemli değişiklikler yaşanmasına yol açarken ve çalışanlar açısından birçok sağlık ve güvenlik tehdidini ortaya çıkarmaktadır. Çalışma yaşamındaki bu dönüşüm, çalışanlar üzerinde iş yükünü artırmaktadır.

Başlangıçta işi gerçekleştirmek için gereken fiziksel çaba miktarı olarak ifade edilen iş yükü; fiziki ve zihinsel olarak çalışanı yoran, sosyal hayatını, performansını, sağlık durumunu negatif yönde etkileyen, odaklanma sorunu yaşamasına yol açabilen ve sonuçta hata yapma, verimlilik ve etkinlikte düşüş yaşama gibi etkilere neden olan bir süreç olarak tanımlanabilir. İş yükü, işin fiziksel ve zihinsel gerekliliklerinin yanı sıra çalışma koşullarından, çalışanın becerilerinden ve alışkanlıklarından da etkilenmektedir.

Çalışana etki eden yükün ağırlığı, yüke maruz kalma süresi ve sıklığına bağlı olarak değişen iş yükünün fiziksel güce bağlı olan kısmı fiziksel iş yükü ile ifade edilirken, çalışanın görevleri yerine getirmesi sırasında ortaya çıkan bilişsel çaba, zihinsel iş yükü olarak ifade edilir.

Fiziksel iş yükü, genellikle bedensel güç gerektiren işler (örneğin, üretim, inşaat veya lojistik sektörlerinde) ile ilişkilendirilirken zihinsel iş yükü; düşünsel çaba gerektiren, karmaşık kararlar alma, problem çözme, analiz yapma ve yaratıcılık gibi bilişsel süreçleri içerir. Fiziksel işler kas iskelet sisteminin yanı sıra dolaşım ve solunum sistemlerini etkilerken, zihinsel işler ise iletişim, karar verme, bilgi üretme, bilgiyi işleme, düşünme, gibi bilişsel ve algısal faaliyetleri gerektirir ve algılanan zorluk derecesi çalışanın yaptığı işe karşı istek, heves ve bağlılığını etkiler. Zihinsel iş yükü, yalnızca bireysel sağlığı tehdit etmekle kalmaz, aynı zamanda verimliliği, motivasyonu ve genel iş yeri atmosferini de olumsuz etkileyebilir.

Çalışma yaşamındaki teknolojik gelişmeler fiziksel iş yükünü azaltırken, dijitalleşme, çoklu görevler ve sürekli bilgi akışı, çalışanların zihinsel iş yükünü her geçen gün artırmaktadır. Zihinsel iş yükü artarak, bireyin bilişsel kapasitesinin sınırlamalarına ulaştığında performansın azalmasına neden olur. Bu durum, özellikle dikkat, hafıza, karar verme ve problem çözme gibi bilişsel becerileri etkiler. Uzun süreli zihinsel çaba veya dikkat gerektiren faaliyetler bilişsel yorgunluk, stres ve kaygı seviyelerinin artmasına ve tükenmeye neden olabilir. Zihinsel açıdan tükenen birey, hata yapmaya başlar, mental olarak bitkin ve yorgun hisseder, dikkat dağınıklığı yaşar ve işine yoğunlaşmakta zorlanır

Bilimsel yazında; Zihinsel iş yükünün ideal seviyede olmasının bireysel hataları azalttığı, iş güvenliğine katkı sağladığı, bireylerin iş doyumu ve verimini artırdığı tespit edilmiştir.  iş yükünün tükenmişliği artırdığı, iş üzerindeki kontrolün ise tükenmişliği azalttığı; zihinsel iş yükünün stresi ve zaman baskısını tetikleyerek bilişsel kayıplara neden olabileceği, bu durumun motivasyon arttırıcı kişisel gelişim etkinlikleri ile azaltılabileceğini gösteren çalışmalar mevcuttur.

Zihinsel olarak zorlayıcı olarak algılanan görevlere verilen yanıtlar, çalışan davranışını ve tutumunu etkileyen ergonomik risk faktörlerini de şiddetlendirebilir, uygun olmayan çalışma duruşları gibi risklere yol açabilir ve sonuç olarak iş ile ilgili kas-iskelet sistemi bozukluklarına karşı fizyolojik duyarlılığı artırabilir. Yapılmış bir çalışmada zihinsel iş yükünün kas yorgunluğunu olumsuz yönde etkilediği ve aynı zamanda fiziksel iş yükü ile etkileşim içerisinde olduğu gösterilmiştir. Bir başka çalışmada ise duruş davranışındaki değişikliklerin  ve ağrının, zihinsel olarak zorlayıcı olarak algılanan görevlere bağlı olarak ortaya çıkabileceği ve bu durumun zaman baskısı, yoğunluk ve görevin süresi gibi psikososyal faktörler tarafından daha da kötüleştirilebileceğine işaret edilmiştir.

Fiziksel iş yükü; genellikle harcanan enerji miktarı ve oksijen tüketimi olarak ölçülüp; kalp atım sayısı, kan basıncı, solunum sıklığı gibi fizyolojik parametrelerle değerlendirilebilirken zihinsel iş yükünün sayısal olarak ölçülmesi çok daha zordur. Bu nedenle çalışmalar, daha çok, işlerin, güçlük ve ağırlıklarına göre, analitik tekniklerle derecelendirilmesi alanına yöneltilmiştir.

Zihinsel iş yükünde, önemli olan kişinin bir işi günde 8 saat ve yıllar boyu devam ettirebilmesini sağlayacak iş yükü seviyesinin belirlenebilmesidir. Zihinsel iş yükünü belirlemek için bu güne kadar pek çok yöntem geliştirilmiş olup NASA bünyesinde geliştirilmiş olan NASA-TLX yöntemi araştırmacılar tarafından en çok kullanılan ölçeklerden birisidir. NASA-TLX yöntemi, iş yükü seviyesini zihinsel gereksinim, fiziksel gereksinim, zamansal gereksinim, performans, çaba, rahatsızlık seviyesi olmak üzere altı alt boyut ışığında ortaya koyan etkili bir yöntemdir.

Yöntemin zihinsel gereksinim boyutunda çalışanın işi yerine getirirken anlama, kavrama, karar verme gibi faaliyetleri değerlendirilirken, fiziksel gereksinim boyutunda ise işin zor olup olmadığı ve ne kadar fiziksel aktiviteye ihtiyaç duyulduğu belirlenmektedir.  İş yerine getirilirken zaman kısıtının çalışma hızına ve çalışan psikolojisine etkisi değerlendirilmektedir.  İşin tamamlanma sürecinde çalışanın kendi performansını olumlu veya olumsuz olarak belirlemesi de performans olarak ortaya konulmakta, çaba boyutunda, çalışanın iş ile ilgili zihinsel ve fiziksel olarak ne kadar çaba gösterdiği değerlendirilmektedir. Rahatsızlık seviyesi boyutunda ise çalışanın iş süresince isteksiz, sinirli, güvensiz hissetme durumları belirlenmektedir.

Günümüz çalışma hayatında kaçınılmaz bir gerçeklik olan zihinsel yüklenmelerin yönetimi, çalışanların verimliliğini artırmak, stres düzeylerini azaltmak ve genel zihinsel sağlığı korumak için kritik bir konudur. Zihinsel iş yükünde, önemli olan kişinin bir işi günde 8 saat ve yıllar boyu devam ettirebilmesini sağlayacak iş yükü seviyesinin belirlenebilmesidir.

Zihinsel iş yükünün ideal seviyede olması bireysel hataları azaltıp iş güvenliğine katkı sağlarken, bireylerin iş doyumu ve verimini artıracaktır.  Aşırı iş yükünün etkilerinin azaltılması ve yönetilebilmesi için öncelikle yük değerlendirme çalışmalarının gerçekleştirilmesi, çalışma ortamlarının ergonomik prensipler doğrultusunda tasarlanması, günlük görevlerin öncelik sırasına göre düzenlenmesi ve düzenli molalar verilmesi, teknolojinin doğru kullanımı, büyük önem taşımaktadır. Bu yükün farkında olmak ve yönetmek hem bireysel hem de kurumsal düzeyde büyük fark yaratacaktır.

Kaynaklar:

  • https://oshwiki.osha.europa.eu/tr/themes/psychosocial-risks-and-workers-health
  • Kaçmaz D., Çiçek H. (2024). Örgütlerde Zihinsel İş Yükünün İş Yaşam Kalitesi ve Psikolojik Sağlamlığa Etkisi. 19 Mayıs Sosyal Bilimler Dergisi, 5(1), 48-60.
  • Gönen Ocaktan, D., Karaoğlan, A. D., Akça, A., Oral, A. (2021). Tekrarlanan işlerde algılanan zihinsel iş yükü. Balıkesir Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 23(1), 84-95. https://doi.org/10.25092/baunfbed.829853
  • Valentina Nino, David Claudio, Scott M. Monfort, Evaluating the effect of perceived mental workload on work body postures,International Journal of Industrial Ergonomics,Volume 93,2023,
  • Kılıç Delice, E. (2016). Acil Servis Hekimlerinin NASA-RTLX Yöntemi İle Zihinsel İş Yüklerinin Değerlendirilmesi: Bir Uygulama Çalışması. Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 30. 645-662.
  • Yener, Y., Can, G. F. ve Toktaş P., Fiziksel Zorlanma ve Algılanan İş Yükü Düzeylerini Dikkate Alan Bir İş Rotasyonu Önerisi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dergisi, 27, 1, 8–18, (2019).
  • Mamak Ekinci, E. B., & Can, G. F. (2018). Algılanan İş Yükü ve Çalışma Duruşları Dikkate Alınarak Operatörlerin Ergonomik Risk Düzeylerinin Çok Kriterli Karar Verme Yaklaşımı İle Değerlendirilmesi. Ergonomi, 1(2), 77-91.
Dr. M. Bülent Dik

Dr. Mehmet Bülent DİK;  1959 İskenderun doğumludur. İlk, Orta ve Lise eğitimini İskenderun’da tamamladı.  Evli ve 2 çocuk babasıdır. 1982 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. Sağlık Ocağı Hekimliği, Hastane Kat Hekimliği, Ambulans Hekimliği ve İşyeri Hekimliği yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Acil Yardım ve Cankurtarma Müdürlüğünde Acil Sağlık Hizmetlerinden Sorumlu Müdür Yardımcısı olarak görev aldı. 1992 yılından bu yana İşyeri Hekimliği yapmakta olup, İlkyardım Eğitmenliği, İşyeri Hekimliği ve İş Güvenliği Uzmanlığı Eğiticisi belgesine sahiptir. 2011 yılından beri Tez Medikal Ortak Sağlık ve Güvenlik Biriminde İşyeri Hekimliği, Proje Ekip Liderliği, Eğitmenlik, Tez Akademi Yöneticiliği gibi çeşitli pozisyonlarda görev alan Mehmet Bülent DİK; özellikle meslek hastalıkları, endüstriyel hijyen ve ergonomi konularında çalışmalar sürdürmektedir. Türk Tabipler Birliği ve Endüstriyel Toksikoloji ve Hijyen Derneği üyesidir. Ulusal Bilimsel Toplantılarda Sunulan ve Bildiri Kitaplarında Basılan Bildiriler 1. İş Sağlığı Güvenliği Profesyonellerinde Ergonomi Bilinci 28. Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2022/ Eskişehir ( Bildiri ve Sözlü Sunum) 2. İşe Bağlı Ses Hastalıklarının Yönetiminde Vokal Ergonomi. 27. Ulusal Ergonomi Kongresi 25 – 27 Mart 2022 / İzmir (Bildiri ve Sözlü Sunum) 3. Çalışma Hayatında Yeni Düzen Evden Çalışma Modeli İle Hibrit Çalışma Modeline Geçişe Dair Ergonomik Risk Analizi 27. Ulusal Ergonomi Kongresi 25 – 27 Mart 2022 / İzmir (Bildiri ve Sözlü Sunum) 4. İşyerlerinde Ergonomik Tasarım. 25. Ulusal Ergonomi Kongresi 18-20 Ekim 2019 / Samsun (Bildiri ve Sözlü Sunum) 5. Çalışma Duruşunun Kas İskelet Sistemi Rahatsızlıklarına Etkisi 25. Ulusal Ergonomi Kongresi 18-20 Ekim 2019 / Samsun (Bildiri ve Sözlü Sunum) 6. Ergonomik Risk Değerlendirme Yöntemlerinin Karşılaştırılması. 24. Ulusal Ergonomi Kongresi 28-30 Eylül 2018 / Erzurum (Bildiri ve Sözlü Sunum) 7. Ofis Çalışmalarında Ergonomik İyileştirme Önerileri 24. Ulusal Ergonomi Kongresi 28-30 Eylül 2018 / Erzurum (Bildiri ve Sözlü Sunum) 8. Uçak Yükleme Boşaltma İşlerinde Kas İskelet Sistemi Rahatsızlıkları. 24. Ulusal Ergonomi Kongresi 28-30 Eylül 2018 / Erzurum (Bildiri ve Sözlü Sunum) Uluslararası Bilimsel Toplantılarda Sunulan ve Bildiri Kitaplarında Basılan Bildiriler 1. Petrokimya Endüstrisinde İş Sağlığı Güvenliği Riskleri ve Korunma Prensipleri. İETOX2020: Uluslararası Endüstriyel ve Çevresel Toksikoloji Kongresi, 18-25/Kasım 2020, Çevrimiçi Kongre  (Bildiri ve Sözlü Sunum) 2. Çalışma Hayatında Yeni Düzen Evden Çalışma Modeline Yönelik Ergonomik Risk Analizi. İETOX2020: Uluslararası Endüstriyel ve Çevresel Toksikoloji Kongresi, 18-25 Kasım 2020, Çevrimiçi Kongre (Bildiri ve Sözlü Sunum) 3. Ergonomik Risk Değerlendirme Yöntemlerinde Güncel Gelişmeler – BAuA Yöntemi İETOX2020: Uluslararası Endüstriyel ve Çevresel Toksikoloji Kongresi, 18-25 Kasım 2020, Çevrimiçi Kongre (Bildiri ve Sözlü Sunum) 4. Lojistik Sektöründe Meslek Hastalıkları / İşle İlgili Hastalıklar. 4. Uluslararası Mesleksel ve Çevresel Hastalıklar Kongresi 5-8 Mart 2020 İstanbul (Bildiri ve Sözlü Sunum) 5. İş Sağlığı Güvenliği Pratiğinde Meslek Hastalıklarını Öngörme ve Önleme.  İETOX2019: Uluslararası Endüstriyel ve Çevresel Toksikoloji Kongresi, 26-29/Ekim/2019, Antalya (Bildiri ve Sözlü Sunum) 6. İş Yerlerinde Kimyasal Maddelerin Maruziyet Yönetimi.  İETOX2019: Uluslararası Endüstriyel ve Çevresel Toksikoloji Kongresi, 26-29/Ekim/2019, Antalya (Bildiri ve Sözlü Sunum)